Septik Felsefe (Pyrrhon ve Timon)

Septik felsefenin ilk temsilcileri sofistlerdi. Sofistler, doğayla ilgilenen filozofların aynı konuda farklı sonuçlara ulaşmaları nedeniyle, insanın doğru bilgi edinip edinemeyeceği üzerinde durmuşlardır. Thales’e göre evrenin aslı su, Anaximenes’e göre hava, Herakleitos’a göre ateşti. Herakleitos evrende değişme olduğunu, Parmenides ise değişme olmadığını savunuyordu. Aynı konudaki bu farklı görüşler, sofistlerin doğru bilgi edinilemeyeceğini düşünmelerine yol açtı. Sokrates, Platon ve Aristoteles ise şu görüşte birleşiyorlardı: Doğru eylem demek olan erdem, bilgisiz gerçekleşemez. Gerçek varlığın bilgisini edinmeden erdemli olunamaz. Mutluluk da erdemli olmaya bağlı olduğundan, bilgi olmadan mutluluğa da erişilemez. Böylece, bilgi, mutlu bir yaşamın temeli hâline getirilmiştir. Felsefe pratikte bilgece yaşama öğretisi hâline geldikçe, bilgiyle de ilgilenmek gerekmiştir.

Bilgi problemini sistematik olarak inceleyen ilk septik Pyrrhon‘dur. Şüpheciliğin görüşlerini yazılı olarak ilk tanıtansa, onun öğrencisi Timon‘dur.

Pyrrhon

Demokritos gibi Pyrrhon da, mutluluğu dirlik ve gönül şenliği içinde geçen bir yaşamda bulur. Buna erişmek için, felsefeye dayanmak gerekir. Felsefenin ödevi, hayatı son amacı olan mutluluğa göre düzenleyebilmek için doğruyu, gerçeği tanımaktır. O hâlde yapılacak şey bilginin ne olduğunu, bu işi görebilecek durumda olup olmadığını incelemektir. Pyrrhon’a göre bilgi bunu yapacak durumda değildir. Çünkü her iddia için birbirinin karşıtı olan iki kanıt ileri sürülebilir. Bu nedenle her türlü yargıdan kaçınmalıdır Ayrıca duyular olsun, akıl olsun, bize nesneleri oldukları gibi değil, göründükleri gibi gösterir. Biz nesnelerin kendisini değil, görünüşlerini biliriz. Bu nedenle, bilgiyi aramaktan vazgeçmeliyiz. Böylece; boş kuruntulardan, ölüm ve ölümden sonraki hayatla ilgili temelsiz tedirginliklerden kurtulmuş oluruz.

Timon

Pyrrhon’un öğrencisi Timon septisizm öğretisinin temelini, üç soruda toplar: “Nesnelerin gerçek yapısı nedir?”, “Nesneler karşısında durumumuz ne olmalıdır?”, “Nesneler karşısında doğru bir duruştan ne kazanırız?”. Timon bu üç soruyu, çok kısa; ama çok açık olarak birer sözcükle cevaplandırır: Birincisine kavranamaz, İkincisine yargıdan kaçınmak, üçüncüsü- ne sarsılmazlık, der.

Kaynak: Emine Yamanlar, Felsefe Tarihi, Ders Kitapları Anonim Şirketi, 2000

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir