Sokrates Felsefesi

Sokrates’in Yaşamı

Sokrates, milattan önce 496 yılında, Atina’da doğmuş ve Atina İmparatorluğu döneminde yaşamıştır. Dönemin kralı Perikles’tir. Taş ustası ve fakir bir ailenin çocuğu olarak hayata gelen Sokrates’in kendisinin de taş ustası olduğu; ancak bu işle çok fazla ilgilenmediği bilinmektedir. Sokrates aynı zamanda Atina ordusu ile de meşhur Peloponez Savaşı’nda da savaşmıştır.

Öğretisi sayesinde, kendi düşünme tekniklerini öğrenmek isteyen geniş bir öğrenci kitlesine ulaşmıştır. Verdiği öğretim için herhangi bir ücret istememiş ve felsefe ile geçirdiği yıllarında genel olarak sefalet içinde yaşadığı bilinmektedir. Bu sürede evlenmiş ve üç çocuğu olmuştur.

Geleneklere aykırı bu tarzı bir süre sonra öğretileri üzerinde şüphe duyulmasına yol açmıştır ve Atina gençliğini ayarttığı iddiasıyla yargılanmıştır da. Her ne kadar davadan kaçma şansını yakalasa da Sokrates kendisinin savunmanın bir görevi olduğunu hissederek davaya çıkmıştır. Daha sonra Platon’un kaleme alacağı Sokrates’in Savunması adlı eserde söz konusu davadaki cesur tutumu da görülebilir.

Sokrates’in Felsefesi

Sokrates’in felsefeye katkılarından biri bilgiye yaklaşımda kullandığı yeni yöntemdir. Sokrates’in ruh kavramı, hem normal uyanan bir bilinç hem de ahlaki karakteri içeren bir temeldir. Ayrıca kendisi zihin, beden ve evrenin düzenine de inanmıştır.

Diyalektik olarak bilinen bu yöntem, ifadelerin içerdiği dolaylı anlamları incelemeyi içermektedir. Temelde ise bir ifadenin gerçekten doğru olması durumunda yanlış bir sonuca götüremeyeceği varsayımı yatmaktadır. Bu yöntem muhtemelen Sokrates tarafından icat edilmese de kendi doğru ve yanlış ilkelerini tesis etmek için diğer kişilerin öğretilerini de kullandığı bilinmektedir.

Sokrates, bütün değerlerin tek bir değerde birleştiğine inanmaktadır. Bunlar; bilgi, etik ve kişinin yaşamı boyunca biriktirdiği deneyimlerdir. Bütün gerçek bilginin hepimiz için orada dışarıda olduğunu ve yanıtların ise her zaman içimizde olduğunu da düşünmektedir. Doğru kararı vermek tamamen bize kalmıştır. Dünya’daki her şey, bizi daha yüksek bir varlığa yöneltmektedir ve her şeyin de kendinde bir amacı bulunmaktadır. Bu, daha sonra Sokrates’in öğrencisi Platon öğretilerine de önemli bir temel oluşturmuştur.

Sokrates, değer ve bilginin aynı olabilme kabiliyetine de inanmıştır. Hiçbir kişinin bilerek yanlış yapmadığını; ancak ihtimalin kendisine sunulduğunu düşünmektedir. Kişinin kendi içindeki ahlak aslında kendisi için kararı veren şeydir. Bugünün etik inançlarının büyük çoğunluğu aslında Sokrates’in basit kelimelerine dayanmaktadır.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir