Platon’un Yaşamı

Platon (Eflâtun, Latince: Plato) İÖ 427 yılında Atina’nın ileri gelen soylu ailelerinin birinde dünyaya geldi. Yaşam yolunda Sokrates ile karşılaştığında ve ondan, “edebiyat yapmayı bırak, felsefeye çalış’, önerisini aldığında yirmi yaşındaydı. Sekiz yıl onun öğrencisi oldu. Sokrates’in yargılanarak idam edilmesi karşısında duyduğu üzüntü ve öfkeyle önce doğduğu kente sırtını döndü ve bir süre Megara’da kaldı, daha sonra oradan uzun yolculuklara çıktı. Olasılıkla Mısır’ı dolaşarak oradaki bilgeliği, dini ve Mısır rahiplerini yakından tanıdı. Belki de, daha da doğuya uzanarak Hint bilgeliğiyle de tanıştı, yazılarındaki kimi düşünceler Doğulu öğretilerin izlerini taşımaktadır. Ama, uzunca bir süre kaldığı İtalya’nın güneyindeki ve Sicilya’daki Yunan kolonilerinde, Pisagorcularla ilişki kurmuş ve onlardan daha sonraki düşüncelerini yönlendiren pek çok esin almış olması olasılığı yüksektir. Bir ara Siraküslü (Yunanca: Syrakus, İtalyanca: Siracusa) Tiran Diyonis’in (Dionys) sarayında kalarak ona kendi görüşlerini aşılamaya boşuna uğraştı. Doğduğu kente geri dönünce, İÖ 387 yılında, bir bahçede, ölümünden sonra «Platon Akademisi» diye adlandırılan ve yüzyıllarca ayakta kalan bir okul açtı. Burada çevresinde toplanan öğrencilerine parasız ders verdi. Kendisini tümüyle bu çalışmaya adayarak ve Siraküs’e, devletle ilgili görüşlerini yaşama geçirme amacına ulaşamadığı, bir kaç başarısız yolculuk daha yaparak seksen yaşına erişti ve bu yaşta yoğun çalışmalarını sürdürürken hayatını kaybetti.

Platon’un Eserleri

Platonun öğretmeni, Sokrates, öğretilerini doğrudan doğruya, konuştuğu, söyleştiği kimselere aktarmaya çalışmış, ve ondan günümüze tek bir satır yazı kalmamıştır. Oysa Platon bize pek çok yazı bırakmıştır. Araştırmacıların sonradan araya sokuşturulmuş olduğu saptanan eklentilerden ve yamalardan ayıklamaya çalıştığı bu yazıların büyük bir bölümünün ve birkaç mektubun Platonun elinden çıkmış olduğundan kuşku duyulmamaktadır. Yine anlaşıldığına göre, Platon düşüncelerinin, öğretilerinin yazıya geçirilmesinden çok, sözlü olarak aktarılmasına önem vermişti. Üstün yetenekli yazarların çoğu gibi, -hiç kuşku yok ki o da böyle biriydi- yazarlığı küçümsemiştir. Öğretisinin en derin özünü, yanlış anlaşılmasın, değer bilmezlerin eline geçmesin diye, hiç bir zaman bir yazıda ortaya koyamayacağını açıkça bildirmiştir: “Bunu hiç bir yerde yazmadım ve yazmayacağım, çünkü bu, öğrenilebilen öteki bilgiler gibi dile getirilemez; çünkü bu birdenbire bir kıvılcım gibi çakar, ve ruhta, kendi kendisini besleyen bir ışık olur.”

Platon’un bütün eserleri diyaloglar (söyleşiler) biçimindedir. Sokrates’in ölümünden sonra yazılmış olan ilk diyaloglarda Sokrates baştan sona en önemli kişidir. Daha sonraki diyalogların hemen hemen hepsinde, az da olsa Sokrates’e yer verilmiştir. Ancak, buralarda yazılı olan görüşlerin gerçekten Sokrates’in görüşleri mi olduğu, yoksa Sokrates’in güçlü kişiliğinden yararlanarak Platon’un kendi görüşlerine ağırlık ve kesinlik kazandırmak mı istediği, içinden çıkılması güç bir sorundur.

Platon Diyalogları

Platonun adını taşıyan 34 diyalog vardır. Bunlardan birkaçının uydurma olduğu sanılıyor. Diyalogların en önemlileri şunlardır:

  1. Apologia. Sokrates’in, yargılanması sırasında yaptığı ve sonradan yazıya geçirilmiş olan savunma konuşmasını içerir.
  2. Kriton. Yasalara saygı gösterilmesi üzerinedir.
  3. Protagoras. Sofist görüşlerle bir çatışma… Burada özellikle erdemin ne olduğu ve öğretilip öğ- retilemeyeceği konusu işlenmiştir.
  4. Gorgias. Burada da üzerinde durulan konu erdemdir. Sofistlerin bencil yaklaşımları ve çürük ahlak anlayışları sergilenmekte ve yalnız güzel konuşma eğitiminin yetersizliği gösterilmektedir. İyi ahlaklı olmak gerektiği vurgulanmakta ve son olarak, ruhun öbür dünyadaki serüvenine değinilmektedir.
  5. Menon. Anlamanın ne olduğu bir “yeniden anımsama” olarak gösterilmiştir. Matematiğin önemi…
  6. Kratylos. Dil üzerine…
  7. Symposion. “Şölen”. Güzelliğe ve iyiliğe yönelişin dürtüsü olarak Eros gösteriliyor. Alkibiades’in Eros’u en iyi temsil eden bir kişi olarak Sokrates’i öven sözleri burada bulunuyor.
  8. Phaidon. Ölümsüzlük üzerine. Duyular ötesi ve ruhun sonsuzluğu. Platoncu idea’lar öğretisinin geliştirilmesi.
  9. Politeia. Devlet. Platonun en kapsamlı ve içerik bakımından en zengin yapıtı. Olgunluk döneminin pek çok yılı boyunca bunun üzerinde çalışmış olduğu anlaşılıyor. Kişilerden toplumlara doğru gelişen Platoncu felsefenin belli başlı bütün konulan burada sıralanıyor.
  10. Phaidros. Bu diyalog, idealar öğretisi ve Platon’un (kişiliğin) üçe bölünüşü üzerine olan düşüncelerini göstermesi bakımından önemlidir.
  11. Theaitetos. Bilginin niteliği üzerine bir bilgi kuramı…
  12. Timaios. Platonun doğa felsefesi. Yaşayan canlılara varıncaya kadar bütün doğanın oluşumu üzerine görüşleri…
  13. Kritias. Bu yazı tamamlanmamıştır. Söylencelerde yaşayan ve Platonun zamanından on bin yıl önce yok olmuş Atlantis adasındaki yüksek uygarlığın burada sözü geçiyor. Bu konu günümüze dek sürekli zihinleri kurcalamış ve türlü türlü varsayımlara yol açmıştır.
  14. Politikos. Devlet adamı. Yaşlı Platon’un politika konusundaki görüşleri…
  15. Yasalar. Platon’un yaşlılık döneminde yazmaya başlayıp da bitiremediği bu son çalışmasını, ölümünden sonra bir öğrencisi temize çekmiştir. Baştan sona politikayla ilgili olan bu diyalogda da, devletin sağlam bir ahlak temeli üzerine oturtulması, ve yurttaşlarının iyi eğitilmiş olması gerektiği görüşünün, Platon’un ta baştan beri savunduğu bir görüş olarak değişmeden kaldığı anlaşılıyor. Yasalar, Platon’un yaşlılık dönemindeki felsefesinin ana kaynağını oluşturur.

Kaynak: H.J. Störig, İlkçağ Felsefesi, Çeviren: Ömer Cemal Güngören, YOL Yayınları, 2000

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here