Doğa filozoflarının ilki olan Thales, İÖ 6. yüzyılın ilk yarısında kendisini göstererek ünlenmiştir. O, çok yer gezmiş ve bu arada Mısır’ı da görmüş olduğu anlaşılan bir tüccardı. Bundan başka o, bir devlet adamı ve çok yönlü bir doğa araştırmacısıydı: olasılıkla Doğudan aldığı gökbilim konusundaki bilgileriyle çağdaşlarını şaşırtarak güneş tutulmasını önceden bilebilmiş; mıknatıslarla uğraşmış; ve Mısır piramitlerinin günün belirli bir saatindeki gölgesine bakılarak yüksekliğinin nasıl hesaplanabileceğini göstermiş; matematiğin pek çok önemli ve biri hâla onun adını taşıyan kuralını koymuştur. Ve son olarak da o bir filozoftu ve yakın zamanlara dek eski ve yeni felsefenin atası sayılırdı.

Thales’in matematik ve gökbilim (Astronomi) alanındaki Doğu kaynaklı bilgileri alıp değerlendiren ilk Yunanlı olarak ünü tartışılmaz. Eski Yunanlılara göre Thales Eski Dünyanın Yedi Bilge‘sinden biriydi. Çağdaşlarından üstün düşünme yeteneği ve engin bilgisiyle varlıkların özü ve gerçek üzerine kendince kimi düşünceler üretmiş olmalıdır. Eski kaynakların bize aktardığına göre “En güç olan şey nedir?” sorusuna “Kendi kendimizi tanımak!”; “En kolay şey nedir?” sorusuna “Başkalarına öğüt vermek!” ve “Tanrı nedir?” sorusuna da “Başı sonu olmayandır.” diye yanıt vermiş; “Nasıl iyi ahlaklı oluruz?” diye sorulduğunda da “Başkalarında kınadığımız şeyleri yapmayarak!” demiştir.

Thales’in nasıl bir felsefi öğreti geliştirmiş olduğu net olarak belli değildir. Felsefi bir yazısı olup olmadığı da bilinmiyor ve kısa bir süre öncesine dek onun doğa felsefesinin ana düşüncesi olarak gösterilen “su temel varlıktır, her şey ondan çıkmıştır” – düşüncesinin dahi, son zamanlarda, Thales’ten bir sonraki filozofun düşüncesi olduğu kanısı güçlenmiştir.

Kaynak: H.J. Störig, İlkçağ Felsefesi, Çeviren: Ömer Cemal Güngören, YOL Yayınları, 2000

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here