Mülteci, kendi ülkesinde çeşitli nedenlerden ötürü baskıya uğrayan, ülkesinin yönetimine güvenini kaybeden ve güvenliğinden endişe duyarak başka ülkeye sığınma başvurusunda bulunan ve ülkesine geri dönmek istemeyen kişidir. Mülteci aileler genel olarak çocuklarının geleceği ve güvenliğini düşünerek ülkelerinden kaçtıklarını belirtmektedirler. mülteci çocuklar göç öncesi, göç sırası ve göç sonrasında birbirinden farklı yaşantıları deneyimlerler. Bu göç dönemleri esnasında yaşadıkları travmatik olaylar ve yeni bir yere alışma süreci boyunca yaşadıkları stres, çocuklarda davranış bozukları ve psikopatolojinin ortaya çıkma olasılığını arttırmaktadır. Ayrıca mülteci çocukların aileleriyle birlikte maruz kaldıkları bu travmaların yanı sıra eğitim hakkından mahrum kalmaları veya yeterli eğitimi ve gerekli psikolojik yardımı alamamaları, göç ettikleri ülkede çeşitli sosyoekonomik sıkıntılar yaşamaları, buna bağlı olarak çocuk işçiliğine maruz kalmaları, ailelerinden ayrı düşmüş çocukların insan ticareti ve sömürüsüne maruz kalmaları, erken yaşta evliliğe zorlanmaları ve fiziksel, cinsel, duygusal istismara ve ihmale uğramaları da ayrıca sorun olarak ele alınmakta ve gerek ülke yönetimince gerekse sivil toplum kuruluşları tarafından bu sorunlar çözüme kavuşturulmaya çalışılmaktadır.

Mülteci bir çocuğun ülkesinden ayrılmadan önceki bir fotoğrafı…

Çocukların yaşadıkları bu sorunlar, onların gelişim dönemlerini sekteye uğratarak çeşitli psikolojik sorunları da beraberinde getirmektedir. Yaşadıkları savaş deneyimleri ve göç sonrası olumsuz yaşantılar nedeniyle, normal gelişim düzeyinde ortaya çıkan güvensizlik, kendinden şüphe etme, aşağılık duygularını arttırma, şiddete eğilimli olma, çeşitli davranış bozuklukları sergileme ve madde kullanma alışkanlığı kazanma gibi ruhsal problemler ortaya çıkabilmekte ve birçok stres faktörü çocukların fiziksel, zihinsel ve genel iyiliğini olumsuz etkilemektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın çalışmaları sonucunda mülteci çocukların yaklaşık %65’i MEB bünyesinde herhangi bir kademede eğitim görmektedir. Orana bakıldığında çocukların yeni yaşam alanlarına uyum sağlamaları ve gerekli psikolojik desteği almaları ve ruh sağlığı problemlerinin önlenmesi ve tedavisinde okulların rolü önem taşımaktadır. İlgili kurumlar ise okulların bu rolüne önem vererek mülteci çocukların yaşadıkları sorunlara yönelik önleyici, geliştirici ve iyileştirici adımlar atmak amacıyla belirli hedefler planlamış ve bu hedefler doğrultusunda çeşitli kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisine girmiştir. Bu hedefler kapsamında, mülteci ailelere teşvik amaçlı yardımlar düzenlenmiş, gerekli güvenlik ve koruma önlemleri alınmaya çalışılmış, okulların kapasiteleri arttırılmaya çalışılmış ve gerekli materyaller temin edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin sınıftaki etkin rolü de göz önünde bulundurularak öğretmenlere mülteci çocuklarla iletişim kurma ve onların sınıfa ve çevreye uyumunun kolaylaştırılması amacıyla eğitimler verilmiş ve çocukların aldıkları eğitim veriminin en üst düzeyde tutulması için mülteci öğretmenlere de gerekli dil eğitimi verilerek MEB bünyesindeki öğretmenlerle işbirliği kurmaları teşvik edilmiştir.

Türkiye’de çoğu Suriyeli olmak üzere yaklaşık 4 milyon mülteci yaşıyor ve onların yaklaşık 1.74 milyonu çocuk. Ocak 2019 itibarıyla okula kayıtlı olan 645 bin çocuğa karşı, yaklaşık 400 bin çocuk hala okul dışında. UNICEF, ortaklarıyla birlikte krizin Suriyeli mülteci çocuklar üzerindeki etkilerinin en aza indirilmesi için çalışıyor…
Kaynak: https://www.unicefturk.org/yazi/acil-durum-turkiyedeki-suriyeli-cocuklar

Ancak atılan bu adımların ve oluşturulan hedeflerin yanı sıra uygulamada bazı aksaklıklar ve sorunlarda kendini göstermiştir. Bu sorunlar farklı alanlarda çocukları etkilemekte ve eğitim verimini azaltarak okula ve çevreye uyum sürecini zayıflatmaktadır. Okullarda gerekli psikolojik desteğin sağlanamaması bu sorunların başlıca alanlarından birisidir. Uygun ve yeterli psikolojik desteği alamayan aile, olumsuz yaşantılarla baş etmede ve uyum sürecinde zorlanmaktadır. Bunların yanı sıra mülteci çocukların eğitiminde, dil öğrenimi için olanakların kısıtlı olması, yoksulluk, ayrımcı uygulamalar, dışlanma ve akran zorbalığına maruz kalma, ders ve dönem telafi olanaklarının kısıtlı olması, risk altındaki ve özel gereksinimli gruplar için özel önlemlerin alınmaması gibi sorunlarda çözüme ulaşmadıkça katlanarak devam etmektedir.

Çocuklara yönelik gerekli psikolojik desteğin sağlanabilmesi için ise, okul temelli geliştirilen önleme programları uygulanabilir, çocuğun sosyalleşebileceği ve uyumu kolaylaştırıcı akran desteğini sağlamaya yönelik eğitimler düzenlenebilir, mülteci çocukların sosyal becerilerini geliştirmeye ve psikolojik uyumlarını sağlamaya yönelik çeşitli teknikler ve tedavi programları hazırlanabilir. Çocukların yaş grupları ve psikolojik iyi oluşlarına göre terapide ve eğitimde oyun ve sanatsal öğeler kullanılabilir ve bu sayede çocuklar, akran grubuyla işbirliği içerisinde psikopatolojik yaşantıların üstesinden gelmeye çalışabilir. Önleyici ve müdahaleye yönelik grupla bireysel uygulanacak olan bu çalışmalarla birlikte çocuklarda görülen anksiyete, depresyon, davranış problemlerinde azalma sağlanarak umut etme, başa çıkma, dayanıklılık ve benlik saygısında artış gözlemlenebilir. Öğrencilere yönelik bu gibi müdahalelerin yanı sıra ebeveyn-okul işbirliği de sağlanmasına yönelik adımlar atılabilir. Ebeveynlere yönelik olarak ise okulla iletişimlerinde çeviri desteği sunulabilir ve grubun ihtiyaç duyduğu psikolojik alana ilişkin ebeveyn-çocuk temelli psiko-eğitimler hazırlanarak uygulanabilir. Atılacak bu adımlarla çocukların yaşadıkları psikolojik sorunlar, aile okul ve akran desteğiyle azaltılabilir. Çocuklar, kendi kültürleriyle bağlarını koparmadan ev sahibi ülkeye uyum sağlayabilir, kişisel gelişimini destekleyecek kimlik ve gelecek planı oluşturabilir.

Olumlu akran ilişkisi mülteci çocuklar için çok önemlidir…

Mülteci çocukların gelişimini, kültürel ve psikolojik uyum süreçlerini desteklememiz, geleceğimizi korumak ve sonraki nesillere umut dolu yarınlar bırakabilmemize katkı sağlayacaktır.

Detaylı bilgi için; Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne veya  ‘Mülteci Çocukların Eğitim Hakkını ve Karşılıklı Uyumu Destekleyen Eğitim Politikaları ve Uygulamaları Çalıştayı’nda geliştirilen önerileri kapsayan ‘Türkiye’de Mülteci Çocukların Eğitim Hakkını Ve Karşılıklı Uyumu Destekleyen Yaklaşımlar, Politikalar’ raporuna göz atabilirsiniz.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here