William James, Amerika’da pragmatizm düşüncesinin yaygın olarak kabul edilmesini sağlayan düşünürdür. Pragma, Yunanca eylem, uygulama anlamına gelir. Pragmatik yöntem çözülememiş olan tartışmaları çözmek için bir uygulama, olayların ya da sorunların uygulama değerine yönelik bir sorgulamadır.

Pragmatizme göre, uygulamada etkisi olan her şey anlamlı ve gerçektir. Uygulamada sonuç vermeyen her şey anlamsızdır. Metafizik terimler bile, bir uygulama değeri taşıyorsa gerçektir. Örneğin, Tanrı, ruh, madde ve benzerleri uygulamada bize yararlıysa gerçektir. Her düşünce, yaşayışımız için elverişli olduğu sürece doğrudur. Pragmatizmin gerçeklik konusundaki tek ölçütü, neyin bize en iyi yol gösterdiği, neyin yaşama en iyi uyduğu ve yararlı olduğudur.

Duyumladığımız olgular dünyası sürekli değildir. Olgular ne eksiksiz bir birlik oluşturur ne de birbirleriyle tam bir ilişki içindedir. Bu nedenle olguların gerçekliğinin tek ölçütü yine “yarar” kavramında yoğunlaşır. Tanrı’nın bile var olup olmadığı, Tanrı’ya inancın yaşamımızı etkileme düzeyine bağlıdır. Bu inanç güç, yüreklilik ve mutluluğumuzu artırır mı? Hayata daha iyi uyum sağlamamıza yardımcı olur mu? Eğer bu sorulara olumlu cevaplar veriyorsak, o zaman Tanrı’nın var olduğunu kabul edebiliriz.

William James’e göre, ruh bedene bağımlı değildir. Bu nedenle beden yok olduktan sonra, o varlığını sürdürebilir.

Beyin düşünceyi üretmez, sadece ona akış içinde kalma imkânı verir. Bu nedenle, ruh dış dünyayla iletişiminde beyini kullanıyor olsa da, beden ölümle yok olduğunda bile varlığını sürdürebilir. Ruh, renkli cam (beyin) içinden ışıyan ışık gibidir. Cam yittiği zaman ışık (ruh) kalır ve daha parlak olarak ışır.

Kaynak: Emine Yamanlar, Felsefe Tarihi, Ders Kitapları Anonim Şirketi, 2000

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here