Stoa Felsefesi

0
1420

Helenistik çağın en önemli felsefe öğretisi, Stoa Felsefesi olarak bilinir. Bu öğretinin kurucusu Kıbnslı Zenon‘dur.

Stoa felsefesinde, insanın bağımsızlığı ana düşüncedir. Sokrates ve Platon’dan alınan doğaya uygun yaşama kavramı, Stoa ahlâkının temelini oluşturmuştur.

Panteizm

Zenon’a göre asıl gerçek olan, maddi olandır. Bu maddi ilkede bir etkin, bir edilgin unsur vardır: hareket ettiren ile hareket ettirilen (ilk madde). Hareket ettiren ilkeye Zenon, “Tanrı” ya da “doğa” der. Tanrı ya da doğanın özü ateştir. Ateş, öncesiz ve sonrasız yasalara göre kendisindeki tohumlan evrenin bütünü olarak geliştirir. Böylece Zenon, Tann’yla doğayı özdeş hâle getirir. Tanrı’yla doğanın bir ve aynı şey olduğunu savunan görüş panteizmdir. Zenon da panteisttir. Zenon’a göre, evren geçicidir. Tüm varlıkların nedeni olan ateş, bir süre sonra tek tek nesnelerin dünyasını kendisine geri alır. Ana ateşe dönen nesneler arınmış olurlar. Evrenin bu oluşumu Tanrı tarafından tüm ayrıntılarıyla belirlenmiştir ve hep aynı şekilde dönüşümsel olarak tekrarlanır. Tek tek varlıkların ve davranışlarının kesin olarak önceden belirlenişi kaderdir.

Sansüalizm

Zenon sansüalisttir. Tüm bilgilerimizin kaynağının duyum olduğuna inanır. Zenon’a göre tüm bilgilerimizin kaynağı, dış etkiler yüzünden ruhta meydana gelen izlenimlerdir. Bu izlenimler ruhta öylesine bir iz bırakır ki bu izin, o objeden geldiğine inanırız. Zenon buna “katalepsis” adım verir. Katalepsis, kavrama demektir. İşte doğru bilginin ölçüsü, bu kavramadır. Fakat katalepsis gerçek bilgi (episteme) ile sanı (doxa) arası bir kavramdır ve bu çeşit bilgi herkeste vardır. Oysa gerçek bilgi, sadece bilgelerde bulunur.

Entellektüalizm

Zenon’un felsefesinin ana konusu olan ahlak öğretisi, tam bir entellektüalizmdir. Entellektüalizm ahlâk felsefesinde, tüm ahlaki davranışların, akılla belirlendiği anlayışını dile getirir. Bilimsel bilgisi olmayan kimse doğru, erdemli davranışlarda bulunamaz, dolayısıyla mutluluğa erişemez. Bilgiyle davranışın birliği düşüncesi, Stoa öğretisinin temel ilkelerindendir.

Stoa öğretisinde doğayla akıl aynı şeydir. Dolayısıyla erdem, doğaya ve akla uygunluktur. İnsan aklıyla bilgi sahibi olacak ve iradesiyle kendisini denetleyerek, doğru davranışta bulunup mutlu olacaktır. Doğanın yasalarına uymak, Stoa öğretisinin bir başka ilkesidir.

Bilge kimsede kötülük hiç bulunmaz. Bilge, istemesinde ve eyleminde duygulanımlardan bağımsız olacaktır (apatheia, duygusuzluk durumu). Bu durum insan için doğal olan duygulan duymamak değil, akılla ilişiği olmayan duygulara meydan vermemektir. Bu çeşit aşın duygular, nesneleri yanlış değerlendirmekten ileri gelir. Bu da bireyi, zorunlu olarak duygulanıma götürür. Nesneleri doğru olarak değerlendirmeyi bildiği için, bilge kişi korku, keder, acıma gibi duygulan bilmez. Duygulanımlardan arınma, stoa ahlâkının ilkelerinden bir başkasıdır.

Stoacılann değer anlayışlan da bu görüşe bağlıdır. Sıradan insanlann değer saydıklan şeyler zenginlik, maddî zevkler, şeref, itibar, sağlık, hatta hayatın kendisi bile, bilge için ilgisiz kalınacak şeylerdir.

Stoa ahlâkı, kendi kendine yeten bilge idealiyle individualist bir öğretidir. Bireycilik (individualizm) bütüne, genele değil de, bireye üstünlük tanıyan görüştür. Bireyin kendi kendine dayanması eğilimidir. Stoacılar bireyin her türlü görenek ve otoriteden kurtularak özgür olması ve kendi ahlâk kurallarını kendisinin koyması gerektiğini savunurlar; fakat toplumsal yaşamı da inkâr etmezler. Onlar birlikte yaşamı, bilge kişiler arasındaki dostluklar ve bütün akıllı insanların birlikteliği olarak değerlendirirler. Kendi kendisiyle yetmen bilgenin artık topluma, devlete ihtiyacı yoktur; çünkü akıl (doğa) tüm insanlara aynı haklan vermiştir. Stoalı bilgenin sosyal ideali dünya yurttaşlığı (kozmopolitizm) dır. Köklerini sofistlerden alan ve akıl hukuku anlayışına yol açan bu görüşler, sonralan Roma hukukuna temel olmuştur.

Kaynak: Emine Yamanlar, Felsefe Tarihi, Ders Kitapları Anonim Şirketi, 2000

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here