KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN KEHANET

Hiç olumsuz duygularla yaklaştığınız bir kişinin, bu duyguları destekler nitelikte davranış sergilediği oldu mu? Düşüncelerimiz davranışlarımızı etkiler mi hiç düşündünüz mü? Cevap veriyorum etkiler, hatta düşüncelerimiz başkalarının davranışlarını da etkiler. İnsan sosyal bir varlıktır dolayısıyla çevresindeki insanların davranışlarından, beklentilerinden, düşüncelerinden tamamen bağımsız yaşayamaz. Çevremizdeki insanlardan etkilenmeden yaşayamadığımız gibi, onların davranışlarını da kendi düşünce ve beklentimizle etkileriz. İşte bu etki, beklenti etkisi (pygmalion effect) ya da kendini gerçekleştiren kehanet (self fulfilling prochecy) olarak adlandırılmaktadır. Bu etki ilk olarak sosyolog Robert Merton tarafından ele alınmıştır. Merton çalışmalarını grev kırıcı olarak kabul edildikleri için sendikaya alınmayan Amerika’da yaşayan Afrikalıları gözlemleyerek yapmıştır. Merton yaptığı gözlem sonucunda Afrikalı işçilerin grev kırıcı algısının zamanla benimsediklerini fark etmiştir ve işçilerin kendilerine yöneltilen beklenti ve yargıları kabul etmelerine “kendini gerçekleştiren kehanet” adını vermiştir. Merton’a göre çevremizdeki insanlara nasıl davranmaları hakkında bir beklentiye sahip olduğumuzda, bu süreç devreye girer ve beklentimiz karşımızdaki kişinin davranışına etki eder bu şekilde beklentimiz kendi kendini doğrulamış olur. (Mukadder Boydak Özen, 2017).

Merton’nın ardından Rosental ve Jacobson okuldaki pygmalion etkisini gözlemlemek için “Sınıfta Pygmalion” adlı bir çalışma yapmışlardır. Bu çalışmada bir devlet okulunda okuyan öğrencilere genel yetenek testi ve IQ testi uygulanmış, testlerin sonucunda rastgele seçilen yirmi öğrenciden bir liste oluşturularak öğretmenlere bu listede adı geçen öğrencilerin çok zeki oldukları ve ileride çok başarılı olacakları söylenmiştir. Dönem sonunda tüm sınıfa tekrar test uygulanmış ve ileri seviyede zeki olduğu söylenen öğrencilerin zihinsel anlamda diğer öğrencilerden daha büyük oranda ilerleme kat ettiği görülmüştür. Rosental ve Jacobson’a göre bu ilerlemenin sebebi öğretmenlerin bu öğrencilere karşı geliştirmiş olduğu beklentidir. (Mukadder Boydak Özen, 2017).  Pygmalion etkisini bir beklentiye karşı oluşturulan tepkiden çok beklentiyle ilişkili olarak kişinin motivasyonu, öz yeterliliği ve beklentisinin oluşma süreci olarak düşünülebilir. (Günaydın, 2019).  Sınıfta Pygmalion etkisi adlı çalışmaya katılan ve diğer öğrencilerden daha zeki olmadıkları halde zeki olarak gösterilen bu yirmi öğrencinin zihinsel anlamda gelişme kat etmesi sadece öğretmenlerin beklentisine bir tepki değil.  Öğretmenlerin beklentileri sonucu öğrencilere karşı değişen ve onları destekleyici tutumların olumlu sonucudur.

Beklentiler Davranışlarımızı Nasıl Etkiler ?

İki çalışmada da beklentinin davranışları etkilediği görülmektedir. Beklentilerin davranışı nasıl etkilediğini değinmek gerekirse, beklentiler davranışları iki şekilde etkileyebilir.

  1. Beklentiler algısal yakınlığa ve yanlılığa sebep olur. Böyle bir durumda kişi olayları kendi beklentisine uygun yorumlar algılar ve hatırlar. Hatta beklentisine ters düşen olayları istisna kabul eder. Bu durumda beklenti, kendi gerçekleştiren kehanette olduğu gibi karşımızdaki kişinin davranışlarını değil, algılayıcının algısını etkiler. Mesela kız öğrenciler sayısal derslerde başarısız kalıp yargısına sahip bir kişi, beklentisi doğrultusunda bu algıya uygun kişilere dikkat edecek ve kendi yargısını bu şekilde doğrulayacaktır.(Madran)
  2. Beklentiler davranışsal uyuma yol açabilir. Böyle bir durumda kişi algılayıcının beslediği kalıp yargılara ve onun beklentisine göre davranışlarını şekillendirir ve bu davranışa uyum sağlar.(Madran) Amerika’da yaşayan Afrikalı işçilerin kendilerini grev kırıcı olarak kabullenmeleri beklentinin davranışsal uyuma sebep olmasına bir örnektir.

 

KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN KEHANET 1

  Toplumsal Sınıflar İçinde Pygmalion Etkisi

Pygmalion etkisi her zaman birbirini tanıyan kişiler arsında gerçekleşmez. Ön yargılarımız ve kalıplaşmış yargılar bu etkiye zemin hazırlar. Kalıplaşmış düşünceler sosyal sınıfların oluşmasında etkilidir. Bu kalıp yargılar karşı karşıya geldiğimiz sosyal sınıfa karşı beklentilerimizi belirler, bu beklentimiz doğrultusunda belirli bir sosyal sınıf içindeki kişilere karşı tutumlarımız değişir ve kendi tutumlarımızın sonucunda karşı taraf bu beklentimizi destekleyen davranışlar sergiler. Sonuç olarak kendi ön yargılarımızla oluşan kalıp yargılar bizi sınıflara ayırırken, karşı taraftan bu yargıları destekleyen nitelikte davranışlar görmemiz, ön yargılarımızı doğrular. En sonunda, kendi düşüncelerimizle oluşturduğumuz bir algı gerçekliğe bürünerek toplum içinde yaygınlaşır ve yıkılması güç kalıplaşmış yargılara dönüşür. Bu kalıplaşmış yargılar kimi zaman bizi birbirimiz yaklaştırırken, kimi zaman toplumsal bir kutuplaşmaya hatta ırkçılığa, kadar gitmektedir.

Bu yazıyı yazmak için yaptığım araştırmalarım ve okumalarım sonucu beklentilerimin sandığım kadar küçük olmadığını fakat kuvvetli ve yıkılması zor bir etki olmasına rağmen bu etkinin varlığından haberdar olarak bu etkiyi kontrol edebileceğimi öğretti. Siz de değişime beklentilerden başlamaya ne dersiniz?

Sevgiler…

Dilara Şahinoğlu

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir