Bir evliliğin oluşabilmesi için manevi koşulları günümüz şartlarında yakalamak çok kolay olsa da bunun devamını sağlamak o kadar kolay değildir. Bir aşk bir evliliği başlatırken o evliliği devam ettirmek için tek başına yeterli olmayabilir. Mutlu bir evliliği sağlamak için; kendini adamak, saygı, şefkat, sadakat, sorumluluk, güvenilirlik gibi kişisel özelliklerimize ihtiyaç duyarız.

Evlilikte En Sık Karşılaşılan Problemler

Psikologlar, kötü giden evliliklerini kurtarmak isteyen danışanları için ortak sorunları keşfetmeye çalışmışlar ve belirli araştırmalar yapmışlardır. Psikologların yaptığı bu araştırmalar sonucunda evliliklerde en temel sorunların başında olumsuz düşüncenin gücü gelmektedir. Taraflar, evliliklerinde oluşan en ufak bir olumsuzlukta karşı tarafın tüm olumlu yanlarını silmektedir. Bu durum eşlerin birbirine ön yargı ile bakmasına neden olmaktadır.

En sık karşılaşılan ikinci bir problem ise tümden iyi algılamadan, tümden kötü algılamaya geçiş. İlişkiye başlarken en güzel kadın en yakışıklı erkek olan, en yetenekli kadın en yetenekli erkek olan çiftler bir anda tam zıttına dönmektedir.

Bir diğer problem ise farklı bakış açılarının çarpışması durumudur. Eşler birbirlerinin fikirlerine tahammül edemez, saygı duyamaz hale gelirler ve birbirlerinin farklı fikirleri onlar arasında bir savaş başlatabilir.

Evlilikteki katı kurallar ve beklentiler taraflar arasında engellenme olarak yorumlanmaya başlıyor ve öfke patlamaları şeklinde sonuçlanabiliyor. Bu öfke kontrolü eksikliği de beraberinde daha kötü sonuçları doğuruyor.

Öfkenizi kontrol altında tutmayı öğrenin

Belki de en önemli sorunlardan birisi tek başına alınan kararlar. Eşlerden biri bir konu hakkında ortak bir karara ulaşamamaktan şikayetçi iken diğeri ise bunu kabul etmeyerek tümden reddetme yoluna gidebilir.

Tüm bunların temelinde ise düşünme bozuklukları ya da yanlı düşünme olma ihtimali yüksektir. Yukarıda saydığımız şeyler olurken ortaya çıkan bilişsel çarpıtmalar psikologların çift, aile  ve bireysel terapilerde üstüne yoğunlaştığı noktadır.

Sorunların Çözümünde Bilişsel Davranışçı Terapi

Yeni dönemde psikologlar, evlilikteki problemlerin çözümlenebilmesi için Bilişsel Davranışçı Terapi ‘nin tekniklerinden yararlanmaktadırlar.

Bilişsel Yaklaşımın bize en temel öğretilerinden birisi; hiçbir zaman karşımızdaki insanın duygularını, tutumlarını ve niyetlerini tam olarak bilemeyeceğimizdir. Bizim bildiğimizi sandığımız şeyler aslında ipucuna dayanarak yaptığımız çıkarımlardır. Bu çıkarımları yaparken kendi duygularımızı, niyetlerimizi ve zekamızı kullanırız. Fakat kendi kullandığımız bu sistem her zaman doğru olmaz. Karşımızdaki kişinin bize verdiği ipuçlarını değerlendirirken o anki duygularımız ve yaşadıklarımız en büyük etkenlerdendir. Yani aslında basit bir mantıkla, hatalı düşünme ihtimalimiz çok yüksektir 🙂

Yaşam koçlarının size, eşinize ve çocuğunuza bu şekilde bilimsel olmayan, etik dışı, gayri ahlaki şekilde yaklaşmalarına izin vermeyin.

Özetlemek gerekirse bilişsel davranışçı terapi kişideki depresyonu, kaygı düzeyini düzenlemek için kullanıldığı gibi aynı şekilde evlilikteki problemlerin çözümleri açısından da oldukça kullanışlıdır. Fakat bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli şeylerden birisi bu konuda uzmanlaşmış, gerekli yeterliliklere ulaşmış psikologlar tarafından destek almaktır. YAŞAM KOÇLARI, BİLİNÇALTI TEMİZLİKÇİLERİ, MEDYUMLAR GİBİ PSİKOLOJİ ALANINDA EN UFAK BİR YETERLİLİĞİ OLMAYAN KİŞİLER TARAFINDAN ALINAN DAHA DOĞRUSU ALINMAYA ÇALIŞILAN DESTEK EVLİLİĞİNİZİ YA DA İLİŞKİNİZİ İYİYE DEĞİL DAHA KÖTÜYE GÖTÜRECEĞİ SU GÖTÜRMEZ BİR GERÇEKTİR.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here