Epiküros Felsefesi

Bir ahlâk felsefesi olan Epiküros Felsefesi veya Epikürcülüğün de temel düşüncesi mutluluğa kavuşmaktır. Epiküros felsefenin bireyin mutluluğunu sağlayacak imkânların, araçların araştırılmasından başka bir şey olmadığını savunur. Felsefe bunu her şeyden önce, inşam tanrılarla ölüm karşısında duyulan korkudan ve nesnelerin yapısı üzerindeki yanlış tasavvurlara bağlı olan budalaca ürküntüden kurtarmakla yapabilir. Bunda başarılı olabilmek için, doğaya dayanan, doğal bir dünya görüşü gereklidir. Aradığı dünya görüşünü Epiküros, Demokritos‘ta bulur. Demokritos gibi Epiküros için de gerçek varlık, boşluk ve atomlardır. Fakat Epiküros, doğada mekanik bir zorunluluk olduğu düşüncesini kabul etmeyerek, Demokritos’tan ayrılır. Ona göre, her unsurun kendine göre bir hareket doğrultusu, dolayısıyla tabiî bir yeri vardır.

Epiküros’un öğretisinde tanrıların dünya üzerinde hiçbir etkileri yoktur. Onlar eksiksiz bir mutluluk içindedir ve bu dünyayla ilgilenmeleri böyle bir mutlulukla bağdaşmaz. O, tanrıların varlığını reddetmez; ama bu dünyayla ilgilenmediklerini söyler.

Epiküros’un fiziği gibi, psikolojisi de materyalisttir. Materyalizm, tek cevher olarak maddeyi kabul eden görüştür. Epiküros da tek gerçek olarak maddî cinsten olan atomları kabul ettiğinden, materyalisttir. Ruhun bile maddî cinsten olduğunu söyler. Psikolojinin ödevi, insanı ölüm korkusundan kurtarmaktır. Ruh da maddîdir, ölümle dağılır. Bu nedenle ruh göçü, ruhun ölmezliği gibi olaylar söz konusu olamaz. “Ölüm bizi korkutamaz; çünkü yaşadığımız sürece ölüm yoktur, ölüm geldiğinde de artık biz yokuz.

İrade özgürlüğü problemi Epiküros için çok önemlidir. İnsan, kör bir zorunluluğun elinde oyuncak değildir. Kendi kaderim kendisi belirleyecektir. İradeli davranışlar iç ve dış şartlardan etkilenir; ama insan bunlara karşı olan kararlar da verebilir.

Hedonizm

Epiküros’ta buraya kadar söylenenler, hep ahlâk için bir hazırlıktır. Haz (hedone), Epiküros için canimin her türlü çaba ve isteğinin doğal amacıdır. Bu görüşe hazcılık (hedonizm) adı verilir. Haz, maddî ve manevî hazlann bir bileşimidir; ancak, bu bileşimde maddî haz asıl temeldir. Manevî hazlar bedene bağımlıdır. Epiküros haz denince “acıdan kurtulmuş olma” anlamında hazzı anlar. “Aç kalmamak, susamamak, üşümemek! Vücudun istedikleri, özledikleri bunlar. Bu durumda olan ve ileride bu durumda olabileceğini umabilen kimse, mutlulukta Zeus’la, tanrıların bu en yücesiyle bile yarışabilir.” Kısaca, haz acısızlıktır; geçmiş durumlar için iyi hatıraların olması, gelecek için güven içinde bulunmaktır.

Erdemler, ancak doğru bir yaşayış için araçtır. İnsan için ana erdem olan bilge olmanın değeri de bu yüzdendir. Çünkü ancak bu erdem sayesinde haz- lan sonuçlan bakımından değerlendirebiliriz.

Topluluk hayatını da Epiküros yine hedonizm bakımından değerlendirir. İnsan doğuştan toplumsal bir varlık değildir. İnsanların bir arada bulunmaları, toplum hâlinde yaşamaları, sırf onların bunun böyle olmasını istemelerinden, beraberliklerinin yararlı sonuçlan olacağını düşünmelerindendir. Devlet sözleşmeye dayalı bir kurumdur. İnsanlar arasındaki beraberliğin bilgeye yakışan biricik şekli ancak dostluk olabilir. Dostluk da yine karşılıklı yarar hesabına dayanır. Dostluk kavramının Epiküros felsefesinde ayn bir yeri vardır. Dostluk Epikürosçu dünya görüşünün toplumsal idealidir. Fakat o zaman insan özel hayatına çekilip, ancak kendisini düşünen bir yalnızlığa itilecek, birkaç dostuyla yetinecek ve toplum beraberliği çözülecektir.

Kaynak: Emine Yamanlar, Felsefe Tarihi, Ders Kitapları Anonim Şirketi, 2000

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir