Dilthey Felsefesi

Tüm bilimler arasında, ruhsal yaşamı ele alan bilim ilk ve en önemli bilim olmalıdır, diyen Dilthey, idealist yaşam felsefesini doğa bilimlerinin karşısına koymuştur. Bu doğrultuda kültür bilimlerini kurmak istemiştir. Dilthey kültür bilimlerine, bilimsel bir temel koymanın zorunlu olduğunu söylüyordu. Ona göre, Yeni Çağ bilgi kuramı, doğa bilimlerininkiyle özdeş sayılmış ve bu noktada da yanılgıya düşülmüştür. İnsani ve toplumsal olaylar hukuk, politika öğretisi, devlet öğretisi gibi normatif (kural koyucu) disiplinlerin konusu yapılmış ya da çağlar boyunca bir türlü bilim statüsü kazanamayan tarihe bırakılmıştır. Oysa bu disiplinler hep ahlaki kurallar üreten ve toplumsal olaylara bu kurallar açısından bakan disiplinlerdir. Bu nedenle de bilim sayılamazlar. Bilim normatif olamaz, kural koymaz, ancak olaylar arasındaki düzenlilikleri saptamaya çalışan kural bulucu bir etkinlik olabilir. Bilim, olması gerekenle değil, olanla uğraşır.

Dilthey’e göre Yeni Çağ’ın bilgi kuramında bilen özne, her türlü psikolojik ve tarihî kimliğinden yalıtılmış bir akıldır. Oysa “akıl sahibi varlık olma” insanın kimliğinin sadece bir yanıdır. O kimlikten ayrı bir şey gibi asla düşünülemez. Dilthey için akıl, insanın sahip olduğu diğer güçlerin çeşitliliği içinde, o güçlere kopmaz biçimde bağlı olan bir güçtür. Bu güçler içinde insanın isteyen, hisseden, amaçlar koyan yanı, “akıl sahibi varlık olma” yanından önce gelir. Bu yüzden bilgi problematiği insanın kimliğinin bütünlüğü gözetilerek ele alınabilir. Gerçeklik hakkındaki bilgi ve tasarımın yapı taşları olan, kişisel yaşamın birliği, dış dünya, diğer bireyler ve onların zaman içindeki yaşamları, ancak insanın bütüncül oluşumundan yola çıkılarak açıklanabilir. İnsan, tarihi ve psikolojik gelişmesi içinde incelenmelidir.

Dilthey, insan bilimlerinin bağımsız bir alanı olduğunu göstermek amacıyla, doğa bilimleri karşısında kültür bilimlerini sınırlandırmaya çalışır. Kültür bilimlerinin sınırlarını çizerken çıkış noktası, bilincin koşullarıdır. Yani psikolojik olaylar, değerler, normlar, kısaca yaşamın bütünlüğüdür. Dolayısıyla “anlama” ya dayalı bir psikoloji kültür bilimlerinin temeli olmalıdır. Bu psikoloji, deneysel psikolojiden ayrıdır. Doğa açıklanır, ruh olaylarıysa anlaşılır. Deneysel psikoloji bilgiye yönelir, Dilthey’in psikolojisiyse, anlamaya yönelir. Birincisi dolaylı, İkincisi doğrudandır. Biri varsayımlarla çalışır, diğeriyse birden, dolaysız kavramayla, yani sezgiyle. İnsan ancak kendi yaşamının geçtiği tarihte “kendi evinde” gibidir. Doğadaysa, hep yabancı olarak kalır. İnsanın ne olduğunu ancak tarih gösterir.

Natüralist, Objektif ve Sübjektif

Dünya tarihinde, insanların dünyaya çeşitli açılardan baktığı görülür. Çeşitli tipte insanların, çeşitli dünya görüşleri vardır. Dilthey, üç ana tipte dünya görüşü ayırır:

  • Natüralist – materyalist dünya görüşünde olanlar: Bunlar doğa biliminden yola çıkarlar, tüm olayları nedensellik yasasıyla açıklarlar. Bu nedenle de özgürlüğü ve ruhsal özellikleri inkar ederler. Din açısından ateisttirler. Ateizm, Tann’nın varlığını reddeden görüştür.
  • Objektif – idealist dünya görüşünde olanlar: Bunlar duygudan yola çıkarlar ve dış dünyayı iç dünyanın bir yansıması olarak görürler. Din açısından panteisttirler. Panteizm: Tanrı’nın ve evrenin bir ve aynı şey olduğunu savunan görüştür.
  • Sübjektif – idealist dünya görüşünde olanlar: Bunlar irade özgürlüğünden yola çıkarlar. Din açısından ateisttirler.

Dilthey’e göre, bu üç dünya görüşünden hangisinin doğru olduğuna karar verilemez. Gerçekliğin kendisi çelişmelerle doludur ve akıl dışıdır. Bu nedenle tanınamaz. Böylece Dilthey felsefesi bir rölâtivizm ve septisizmle sona erer.

Her tarih dönemi anlamını kendi içinde taşır. Her tarih dönemini, ancak onu kendi içinde yeniden yaşayarak anlayabiliriz. Dilthey yeni bir tarih anlayışının da temsilcisi olmuştur. Bu anlayışa göre, her şey tarih içinde boğulup gider. Her tarihi olay sonludur.

Kaynak: Emine Yamanlar, Felsefe Tarihi, Ders Kitapları Anonim Şirketi, 2000

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir